İhvan nefreti ittifak doğurdu: BAE–Farage buluşmasının perde arkası

Financial Times, BAE’nin aşırı sağcı Britanyalı siyasetçi Nigel Farage’ın Abu Dabi ziyaretini finanse ettiğini yazdı; habere göre temasların arkasında popülist siyaset ve Müslüman Kardeşler karşıtlığı bulunuyor.

İhvan nefreti ittifak doğurdu: BAE–Farage buluşmasının perde arkası

Financial Times gazetesi, Anna Gross, Andrew England ve David Sheppard imzasıyla yayımladığı haberinde, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), aşırı sağcı Reform Partisi lideri ve Britanya Parlamentosu üyesi Nigel Farage’ın Aralık ayında Abu Dabi’ye yaptığı ziyareti finanse ettiğini yazdı.

Gazeteye göre, Emirlikler’in popülist bir siyasetçiyi destekleyerek ağırlaması, ülkenin dünya genelinde popülist siyasete artan ilgisini ortaya koyuyor. BAE, Farage’ın konaklamasını üstlendiği gibi, Aralık ayı başında düzenlenen Formula 1 yarışını izleyebilmesi için özel izin de sağladı.

Haberde, Britanyalı milletvekilinin seyahat ve konaklama masraflarının yaklaşık 10 bin sterlin tuttuğu belirtildi. Farage, o dönemde İtalyan iş insanı Flavio Briatore ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını “Formula 1 finallerini izlemek için Abu Dabi’deyim” notuyla paylaşmış, ancak ziyaretinin arka planı kamuoyuna açıklanmamıştı. Farage’ın, Noel tatili nedeniyle parlamentonun kapanmasından hemen önce gerçekleşen iki günlük ziyareti sırasında üst düzey Emirlik yetkilileriyle bir dizi görüşme yaptığı aktarıldı.

Konuya yakın kaynaklara göre, bu temasları organize eden isim, ticari faaliyetler kapsamında sık sık Arap ülkelerine seyahat eden finans dünyasından Nick Candy oldu.

Gazeteye konuşan kaynaklar, Emirlikler yönetiminin Reform Partisi lideri Farage ile görüşmek istemesinin temel nedenlerinden birinin, Müslüman Kardeşler’e yönelik ortak karşıtlık olduğunu ifade etti. Farage, iktidara gelmesi hâlinde bu hareketi Britanya’da “terör örgütü” ilan edeceğini söylemişti.

Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Ürdün ve Suriye, Müslüman Kardeşler’i resmî olarak terör örgütü ilan etmiş durumda. İngiltere Başbakanı Keir Starmer liderliğindeki hükümet ise henüz böyle bir karar almadı; hükümet geçen yıl konunun “detaylı inceleme aşamasında” olduğunu açıklamıştı.

Financial Times: Yabancı hükümetlerin muhalefet liderlerini davet edip masraflarını karşılaması alışılmadık bir durumdur

Gazete, Farage’ın partisinin kamuoyu yoklamalarında yüzde 30’lara ulaşmasının – bu oranın iktidardaki İşçi Partisi’nin yüzde 16’lık desteğinin üzerinde olması – Emirlikler’in bu ilgisini daha da anlamlı kıldığını belirtti. Formula 1 yarışlarının, siyasetçiler, iş insanları ve ünlü isimler için bir temas ve ilişki kurma platformu olarak sıkça kullanıldığı hatırlatıldı.

Buna karşın, yabancı hükümetlerin muhalefet partisi liderlerini davet edip tüm masraflarını üstlenmesinin diplomatik açıdan alışılmadık bir mesaj taşıdığı vurgulandı. Haberde, Muhafazakâr Parti lideri ve ana muhalefet lideri Kemi Badenoch’un, Kasım 2024’te göreve gelmesinden bu yana yurt dışında yabancı liderlerle yaptığı görüşmeler için herhangi bir dış finansman almadığına dikkat çekildi.

Öte yandan, Starmer’ın muhalefet lideri olduğu dönemde, 2023’teki COP28 İklim Zirvesi sonrasında Katar hükümetinin Dubai’den Doha’ya yaptığı seyahatin masraflarını karşıladığı hatırlatıldı. Starmer, Doha’da Katar Emiri ile Gazze savaşı ve iki ülke arasındaki iş birliğini görüşmüştü.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün araştırma ve soruşturma direktörü Steve Goodrich ise Farage’ın aldığı misafirperverliğin emsalleri bulunduğunu, ancak yabancı hükümetlerin Britanyalı milletvekillerini finanse etmesinin “satın alınabilirlik” algısı oluşturduğunu söyledi. Goodrich, “Bunu defalarca gördük. Otoriter rejimler, parlamentoda hizmet satın almak için parayı kullanıyor. Bu uygulamaların yasaklanmasının zamanı geldi.” dedi.

Haberde, Farage’ın geçmişte Emirlikler hükümetine eleştiriler yönelttiği de hatırlatıldı. Farage, 2023’te dönemin Başbakanı Rishi Sunak’tan, Dışişleri Bakanı David Cameron’un, Abu Dabi hükümetine ait IMI şirketiyle bağlantılı RedBird IMI ortaklığının Telegraph Media Group’u satın alma sürecinde rol almamasını istemişti. Farage, bu tür stratejik varlıkların “demokratik değerlere aykırı eğilimlere sahip” ellere geçmemesi gerektiğini savunmuştu.

Haberde ayrıca, Farage’ın çarşamba günü yaptığı açıklamada, Westminster yerel meclis üyesi Leyla Cunningham’ın Reform Partisi’nin 2027 Londra Belediye Başkanlığı adayı olacağını duyurduğu belirtildi. Farage, “Londra Belediye Başkanlığı’nı kazanmak için tüm gücümüzle yarışacağız. Bir zamanlar hayranlık uyandıran bu şehir, bugün dünyada olumsuz bir şekilde anılıyor.” dedi.

Cunningham ise Müslüman, yedi çocuk annesi olduğunu belirterek Londra’yı sevdiğini, ancak suç oranlarındaki artış nedeniyle kentin geldiği noktayı da görmezden gelmediğini söyledi.