Farage’tan tartışmalı göçmen planı: Küçük teknelerle gelen herkes sınır dışı edilecek
Nigel Farage, Reform UK ile küçük tekne göçmenlerini toplu sınır dışı etme planını açıkladı. Plan, insan hakları yasalarından çekilmeyi, geri gönderme merkezlerini ve Afganistan ile işbirliğini içeriyor. Parti, göçmen ve Müslüman karşıtı politikalarıyla tartışma yaratıyor.

Reform UK lideri Nigel Farage, küçük teknelerle İngiltere’ye gelen mültecilerin toplu olarak sınır dışı edilmesine yönelik planlarını açıkladı. Farage, plan kapsamında 600.000 göçmenin sınır dışı edileceğini belirtti ve partisi hükümete gelirse, küçük teknelerle gelen herkesin sığınma talebinde bulunmasını yasaklayacağını söyledi.
Farage, basın toplantısında “Adaleti Yeniden Sağlama Operasyonu” adlı planı detaylandırdı. Plan, insan hakları yasalarından çekilme, yeni gelenleri büyük geri gönderme merkezlerinde tutma ve bazı kişileri hapis veya idam riskiyle karşı karşıya bırakabilecek ülkelere gönderme adımlarını içeriyor. Farage, bu planla 2 milyar sterlinin Afganistan İslam Emirliği gibi ülkelere göçmenleri geri almak için yardım veya ödeme olarak sunulabileceğini, uyumsuz ülkelere yaptırım uygulanabileceğini belirtti.
Afganistan İslam Emirliği “Hazır ve İstekli”
Reform UK hükümetinin Eritre ve Afganistan İslam Emirliği (IEA) gibi ülkelerle sınır dışı anlaşmaları yapmayı planladığı haberlerinin ardından, IEA’dan bir yetkili bu planı destekledi. Yetkili, “Göndereceği herkesle iş birliği yapmaya hazırız. Afgan mültecilerin büyük kısmının yurt dışında iyi bir hayatı olmadığını biliyoruz. Kendi vatandaşlarımızı kabul etmek için para almayacağız, ama yeni gelenleri desteklemek için yardımı memnuniyetle kabul ederiz” dedi.
Yetkili, Farage başbakan olursa, onun farklı görüşleri nedeniyle anlaşmanın mevcut hükümetle olandan daha kolay olabileceğini belirtti. “Yasal veya yasadışı fark etmez, göndereceği herkesi kabul ederiz” dedi.
Downing Street ise İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in Afganistan ve Eritre ile geri dönüş anlaşması yapmayı tamamen göz ardı etmediğini belirtti. İçişleri Bakanlığı da yasadışı olarak bulunan kişilerin sınır dışı edilmesi için çalıştıklarını açıkladı.
Farage ve Reform UK’nin Yükselişi
Farage, 2018’de Brexit Partisi olarak kurduğu ve 2021’de Reform UK’ye dönüştürdüğü partisiyle, No.10 Downing Street’i hedefleyen ciddi bir siyasi girişim başlattı. Farage, uzun kariyerinde İngiltere Bağımsızlık Partisi (UKIP) ile siyaset sahnesine girdi; Brexit referandumunda etkin rol oynadı ancak parlamentoya giremedi.
2025 itibarıyla Farage, Reform UK’nin tartışmasız lideri konumunda ve partisi dört milletvekiliyle parlamentoda temsil ediliyor. Anketler, partinin 2025 genel seçimlerinde güçlü bir zafer kazanabileceğini gösteriyor. Reform UK’nin temel politikaları, göçmen karşıtlığı, suçla mücadele ve milliyetçi fikirleri ön plana çıkarmak üzerine kurulu. Eleştirmenler, partiyi İslamofobik ve yabancı karşıtı populist olarak nitelendiriyor.
Aşırı Sağın Yükselişi ve İslamofobi
Reform UK’nin yükselişi, İngiltere’de aşırı sağcı aktivizm ve şiddet olaylarının arttığı bir döneme denk geliyor. 2024 yazında İngiltere’de aşırı sağcı isyanlar yaşandı; çoğunlukla beyaz İngilizler, camilere, göçmenlerin kaldığı otellere ve etnik azınlıklara saldırdı.
İsrail’in Gazze’deki soykırım savaşının başlamasıyla birlikte İngiltere’de İslamofobik nefret suçları arttı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre dini motivasyonlu nefret suçlarının %40’ı Müslümanlara yönelik gerçekleşti. Britanya Müslüman Konseyi, bu artışı “şok edici ve üzücü” olarak nitelendirip, siyasi retorik ve aşırı sağın mobilizasyonuna bağladı.
Farage, aşırı sağdaki bazı radikal gruplar tarafından eleştirilse de partisi içerisinde bazı milletvekilleri İslam karşıtı açıklamalar yapmaya devam ediyor. Örneğin, Reform UK Runcorn ve Helsby milletvekili Sarah Pochin parlamento içinde burka yasağı çağrısında bulundu; parti vekili ve başkan yardımcısı Richard Tice ise İngiltere’de şeriatın yasaklanmasını talep etti.