Bangladeş’ten Arakan krizine 7 maddelik acil çözüm önerisi
Bangladeş geçici lideri Muhammad Yunus, Rohingya (Arakan) mültecileri için 7 maddelik çözüm önerisini sundu. Öneri, Myanmar’daki zulmün durdurulması, güvenli geri dönüş, uluslararası baskı ve ICJ kararlarının uygulanmasını kapsıyor. Bangladeş şu anda 1,3 milyon Rohingya’ya ev sahipliği yapıyor ve Cox’s Bazar dünyanın en büyük mülteci kamplarına sahip.

Bangladeş’in geçici lideri Muhammad Yunus, Cox’s Bazar’da düzenlenen uluslararası bir konferansta, Myanmar’daki Rohingya Müslümanlarının zulmünü sona erdirmek ve güvenli geri dönüşlerini sağlamak için yedi maddelik bir öneri sundu.
Bangladeş şu anda yaklaşık 1,3 milyon Rohingya mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu mültecilerin çoğu, Ağustos 2017’de Myanmar’ın Arakan eyaletinde gerçekleştirilen ölümcül askeri operasyonlardan kaçmıştı. Yunus, önerisinde Rohingya mültecilerinin güvenli, gönüllü ve sürdürülebilir bir şekilde geri dönmesini sağlamak için gerekli fonlamanın sağlanması, Myanmar güçleri ve Arakan Ordusu’nun şiddeti durdurması ve Rohingya hakları için bir diyalog platformu kurulmasını talep etti. Ayrıca ASEAN başta olmak üzere uluslararası toplumun daha güçlü adımlar atması ve soykırımı önlemek için Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladı. Yunus, gecikmenin “tarihi bir hata” olacağını belirtti.
Öneri, Rohingya göçünün sekizinci yıldönümü olan 25 Ağustos “Rohingya Soykırımı Anma Günü” ile aynı zamana denk geldi. Kanada, İngiltere, Danimarka, Norveç, İsviçre, İsveç, Hollanda, İtalya, Finlandiya, Fransa ve Avustralya büyükelçilikleri ortak bir açıklama yaparak şiddetin sona ermesini, insani yardıma kesintisiz erişim sağlanmasını ve Myanmar’da keyfi olarak tutulanların serbest bırakılmasını talep etti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rohingya’yı “dünyanın en ayrımcılığa uğrayan halklarından biri” olarak tanımlıyor. Myanmar hükümeti, 2014 nüfus sayımında Rohingya’yı dışlamış ve onları Bangladeş’ten gelen yasadışı göçmenler olarak nitelendirmiştir. Bu vatandaşlık eksikliği, 1970’lerden bu yana Rohingya’yı sürekli zulme açık hâle getirdi.
En büyük göç 25 Ağustos 2017’de, Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu (ARSA) savaşçılarının güvenlik noktalarına saldırmasıyla başladı. Myanmar ordusu, Budist milislerin desteğiyle köyleri yakıp toplu katliamlar ve yaygın cinsel şiddet uyguladı. Sadece ilk ayda en az 6.700 Rohingya, bunların içinde 730 beş yaş altı çocuk olmak üzere hayatını kaybetti.
Uluslararası soruşturmalar Myanmar ordusunu soykırım niyetiyle suçladı. 2020’de ICJ, Myanmar’ı Rohingya’yı korumak için acil önlemler almaya zorladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi de Bangladeş’in taraf olması nedeniyle insanlığa karşı suçları soruşturma yetkisini onayladı.
Günümüzde Myanmar’ın Arakan eyaletinde yaklaşık 600.000 Rohingya yaşamaya devam ediyor. BM uzmanları, süregelen çatışmalar, yaptırımların uygulanmaması ve reform eksikliği nedeniyle soykırım riski bulunduğunu uyarıyor. Bangladeş’in Cox’s Bazar bölgesi ise, Kutupalong gibi dünyanın en büyük mülteci kamplarına ev sahipliği yapıyor.
Kamplardaki evlerin %95’inden fazlası yardıma bağımlı, kadınlar ve çocuklar en savunmasız grubu oluşturuyor. Bazı mülteciler, Malezya ve Endonezya’ya tehlikeli deniz yolculuklarına çıkıyor; 2023’te her sekiz girişimden birinde ölüm veya kayıp yaşandı. Bangladeş hükümeti ayrıca 30.000 Rohingya’yı Bhasan Char adasına taşıdı, ancak uzun vadeli güvenlik ve hizmetler konusunda endişeler sürüyor. Mülteciler, geri dönmeden önce vatandaşlık tanınmasını talep ediyor.
Krizin çözümü için Yunus’un yedi maddelik önerisi, uluslararası dikkati yeniden Rohingya krizine çekmeyi ve Myanmar’a baskı uygulanmasını hedefliyor. ASEAN ve küresel güçlerin yanıtı, Rohingya’nın güvenli ve haklarına sahip şekilde evlerine dönüp dönemeyeceğini belirleyecek.