Cabbarin: Batı Şeria’da açık savaş var, direniş kırılamaz

Hamas liderlerinden Zahir Cebbarin, Batı Şeria’da yaşananları insanı ve toprağı hedef alan açık bir savaş olarak nitelendirerek, siyonist rejimin saldırılarının Filistin direnişini kıramayacağını vurguladı.

Cabbarin: Batı Şeria’da açık savaş var, direniş kırılamaz

Hamas’ın Batı Şeria’daki lideri Zahir Cebbarin, Batı Şeria’nın maruz kaldığı saldırıların “insanı ve toprağı birlikte hedef alan açık bir savaş” niteliği taşıdığını belirterek, baskınlar, gözaltılar, yerleşimcilerin saldırıları, zorla göç politikaları, Yahudileştirme girişimleri ve ev yıkımlarının birbirinden kopuk olaylar olmadığını vurguladı. Cebbarin, tüm bu uygulamaların, Filistin halkının direniş iradesini kırmak ve zorla yeni dayatmalar oluşturmak amacıyla sürdürülen sistematik bir siyonist rejim politikasının parçası olduğunu söyledi.

Cebbarin bu açıklamaları, bugün cumartesi günü, Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı olan ve Lübnan’ın Beyrut kentinin güney banliyösünde düzenlenen siyonist rejim saldırısında yol arkadaşlarıyla birlikte şehit edilen Şeyh lider Salih el-Aruri’nin şehadetinin ikinci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada dile getirdi.

Bu yıl dönümünün “halkımızın, ümmetimizin ve dünyanın özgür insanlarının hafızasında daima canlı kalacağını” ifade eden Cebbarin, el-Aruri’nin fikir ile eylemi birleştiren bir lider olduğunu, ulusal kurtuluş projesine dair net bir vizyonun sembolü olarak öne çıktığını söyledi. Cebbarin, el-Aruri’nin fiziki yokluğunun, onun ruhunu ve direniş yolundaki etkisini ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Batı Şeria’nın evladı olan Şeyh Salih el-Aruri’nin, yoldaşlarıyla birlikte Batı Şeria’nın direniş projesindeki merkezi rolünü yeniden öne çıkardığını belirten Cebbarin, el-Aruri’nin bu toprakların “baskı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin asla sakinleşmeyeceğine ve teslim olmayacağına” inandığını dile getirdi.

Cebbarin, el-Aruri’nin zindanlarda, sürgünlerde, örgütsel ve siyasi mücadele alanlarında yoğrulmuş bir isim olduğunu belirterek, onun ilkelerinde tavizsiz, tutumunda net, hak ve sabiteler konusunda asla pazarlık yapmayan bir lider olduğunu ifade etti. El-Aruri’nin direnişi geçici bir tepki değil, stratejik bir tercih olarak gördüğünü kaydetti.

Sahadaki gelişmelere de değinen Cebbarin, Batı Şeria kentlerine yönelik günlük siyonist rejim saldırılarının zor yoluyla yeni gerçeklikler dayatmayı amaçladığını ancak bu girişimlerin “umutsuz ve sonuçsuz” olduğunu söyledi. Cebbarin, Salih el-Aruri’yi ve binlerce şehit ile esiri yetiştiren Batı Şeria’nın kırılmayacağını, işgalin boğazında bir diken olarak kalacağını ve planlarını boşa çıkaracak bir güvence olmaya devam edeceğini vurguladı.

Konuşmasında Gazze’yi de anan Cebbarin, Gazze’yi “Batı Şeria’nın vefalı kardeşi, izzet ve onurun simgesi” olarak tanımladı. Abluka ve yıkıma rağmen Gazze’nin direnişin sembolü olmayı sürdürdüğünü belirten Cebbarin, Gazze’nin Şeyh el-Aruri’nin düşüncesinde ve mücadelesinde her zaman özel bir yere sahip olduğunu, Kudüs’ten ve tam kurtuluş hedefinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.

Cebbarin, Gazze’den verilen şehitlerin ve özellikle direniş liderlerinin fedakârlıklarının, tüm baskı ve saldırılara rağmen direnişin varlığını sürdürdüğünü ve yoluna kararlılıkla devam ettiğini açıkça ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.