Ramazan öncesi Aksa hamlesi: Ben Gvir’den Kudüs polisinde kritik geğişiklik

Haaretz, Ramazan öncesi Kudüs’te işgal polisinin başına atanan Afşalom Peled’in, Ben Gvir’in Mescid-i Aksa’daki statükoyu değiştirme planlarının bir parçası olarak göreve başladığını yazdı.

Ramazan öncesi Aksa hamlesi: Ben Gvir’den Kudüs polisinde kritik geğişiklik

İbranice yayımlanan Haaretz gazetesi, işgal altındaki Kudüs’teki yeni işgal polisi komutanı Afşalom Peled’in, pazar günü resmen görevine başladığını bildirdi. Peled’in göreve başlamasının, ramazan ayına haftalar kala gerçekleştiği ve bunun, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir’in Mescid-i Aksa’daki mevcut durumu değiştirmeye yönelik çabaları kapsamında atılmış bir adım olduğu belirtildi.

Gazete, Peled’in ramazan ayından yaklaşık bir ay önce, “son derece hassas” olarak nitelendirilen bir dönemde göreve başladığını aktardı. Haberde, Peled’in, Harem-i Şerif’te mevcut duruma yönelik artan ihlaller karşısında nasıl bir tutum sergileyeceğinin ve Ben Gvir’in polisi Filistinliler ve İsrail içindeki Araplara karşı gerilimi tırmandırmaya zorlayan girişimlerine nasıl yaklaşacağının ciddi bir sınav olacağı ifade edildi.

Haaretz, Ben Gvir’in “yoğun çabaların ardından” Kudüs işgal polisinin önceki komutanı Amir Arzani’yi görevden almayı başardığını yazdı. Arzani’nin, Mescid-i Aksa’daki düzenlemelerde köklü değişiklikler yapılmasına ve bakanın istediği tarzda bir güvenlik yaklaşımına karşı çıktığı, Ben Gvir’in işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyindeki Kiryat Arba yerleşimindeki politikalarına benzer uygulamalara sıcak bakmadığı aktarıldı.

Gazeteye göre Peled, Kudüs’te her yıl ramazan ayında tansiyonun yükseldiği bir dönemde görevi devraldı. Ancak bu yılın, Ben Gvir’in “ortamı ateşleme” konusundaki ısrarı nedeniyle daha da farklı ve tehlikeli bir tablo sunduğu vurgulandı.

Haberde, son dönemde Mescid-i Aksa’da “mevcut durumun aşınması” olarak tanımlanan belirgin değişiklikler yaşandığı, yerleşimcilerin baskınlarının arttığı ve işgal polisinin bu ihlallere yaklaşımında gözle görülür bir değişim olduğu kaydedildi.

Mescid-i Aksa’daki “mevcut durum”, Doğu Kudüs’ün 1967’de işgal edilmesinden önce geçerli olan düzenlemeyi ifade ediyor. Buna göre, Ürdün Vakıflar Bakanlığı’na bağlı Kudüs İslami Vakıflar Dairesi, Mescid-i Aksa’nın idaresinden sorumlu kurum olarak kabul ediliyor. Ancak işgal makamları 2003 yılından bu yana yerleşimcilerin Aksa’ya baskınlar düzenlemesine izin veriyor. Vakıflar Dairesi ise bu durumu tarihî ve hukuki statükonun açık bir ihlali olarak değerlendiriyor.

Haaretz, “Tapınak grupları” olarak bilinen yapıların aktivistlerinin — aralarında Ben Gvir’in eşinin de bulunduğu — zamanla Kudüs’teki işgal polisinin politikaları üzerinde etkili olduğunu ve İsrail, Ürdün ve İslami Vakıflar Dairesi arasında üzerinde mutabık kalınan uygulamaların aşındırılmasına katkı sağladığını yazdı.

Gazete, işgal polisinin artık yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlarını güvence altına aldığını ve içerideki uygulamalarını kolaylaştırdığını, oysa geçmişte bu tür faaliyetleri engellediğini belirtti. Yüksek sesle dua edilmesi, şarkı söylenmesi, dans edilmesi ve hatta Harem-i Şerif içinde Tevrat dersleri verilmesinin, polis koruması altında gerçekleştiği ifade edildi.

Haaretz haberini, Mescid-i Aksa’da fiilen olup bitenleri belirleyenlerin yerleşimci grupların liderleri ve onların siyasi destekçileri — başta Ben Gvir ve eşi olmak üzere — olduğunu vurgulayarak sonlandırdı. İşgal makamlarının “mevcut duruma saygı duyulduğu” yönündeki açıklamalarına karşın, Kudüs İslami Vakıflar Dairesi’nin bu iddiaları reddettiği ve Aksa’ya yönelik siyonist rejim ihlallerinin sürdüğü uyarısında bulunduğu aktarıldı.